KÜRTLER, SOSYALİSTLER YILLARCA; “ADALETİN OLMADIĞI YERDE DEVLET OLMAZ” DEDİLER!

Geçmişte yaşananlar bir yana bugün CHP'nin "adalet ve demokrasi" mücadelesi, Türkiye ve Kürdistan'da ne kadar güçlü ve kitlesel demokratik destek bulursa, hükümetin saldırıları o kadar engellenebilir ve CHP o kadar kararlarının arkasında durabilir. Kısacası bu koşullarda, CHP'nin sokağa çıkma, sivil demokratik tepkiyi geliştirme karar ve yönelimlerini Kürt ulusal demokratik güçleri, sosyalist hareket desteklemelidir.

***

Sinan Çiftyürek / Tüm yazıları için tıklayınız

Kürtler, sosyalistler, devrimci demokratik muhalifler, on yıllardır "adaletin olmadığı yerde devlet olmaz dağ kanunları geçerlidir" dediler, halen ağır bedeller ödeyerek diyorlar ama CHP dahil dinleyen olmadı! Berberoğlu'nun tutuklanması vesilesiyle de olsa gelişen tepkiler olumludur, geliştirilmelidir.

Enis Berberoğlu, "zaten yayınlanmış ama daha sonra üzerine yasak konmuş olan MİT kamyonlarının Suriye'ye askeri malzeme taşırken durdurulup aranması görüntülerini Cumhuriyet gazetesine vermekle suçlanıp" yargılandığı davada 25 yıl ceza verildi ve tutuklandı. Gazeteci ve CHP vekili Berberoğlu, hepsi hepsi yaptığı bir haber üzerinden "siyasal ve askeri casusluk" iddiasıyla cezalandırıldı! Bu haksız hukuksuz cezalandırmada Erdoğan'ın "bunu onların yanına bırakmayacağım" söyleminin de payı vardır.

Berberoğlu'nun tutuklanması üzerinden hem CHP hem gazeteciler, yazarlar, "adaletin olmadığı yerde devlet olmaz, karar siyasidir", hatta CHP'li grup başkanvekilleri Altay ve Özel, yargı kararına tepkilerini, "diktatörü nasıl hoşnut ederim", "muhalefete gözdağı kararı", "lanet olsun bu adalete", "CHP faşizme teslim olmayacak"… gibi eleştiriler eşliğinde dile getirip halkı da tepki vermeye çağırdılar.

Berberoğlu'nun tutuklanması üzerine, CHP MYK'nın olağanüstü toplantısının ardından Genel Başkan Kılıçdaroğlu "bıçak kemiğe dayandı" Ankara'dan İstanbul'a Maltepe cezaevine "adalet yürüyüşü yapacağız" derken; CHP'li yetkililer, 81 ilde "protesto yürüyüşleri" ve Ankara Güvenpark ile İstanbul Maçka parkında "demokrasi nöbetleri tutacağız" kararlarını açıkladılar. CHP Meclisten çekilmedi ama sokaklara çıkma kararını alması olumlu bir tutumdur. Ama keşke Kürtler, sosyalistler, devrimci muhalif yapılar on yıllardır adalet ve demokrasi bulunmayan devletin hukuku katleden siyasi kararlarının muhatabı olurken, şu anda da olmaya devam ederken CHP tepki verebilseydi. Keşke CHP dün dokunulmazlıkların kaldırılmasına verdiği desteğin özeleştirisini de verebilseydi. Onlarca belediye başkanı ve vekil hatta eş genel başkanlar haksız ve hukuksuz yere tutuklanıp cezaevlerine alındığında da böylesine tepki verebilselerdi, bugün Berberoğlu tutuklanmayacaktı.

Geçmişte yaşananlar bir yana bugün CHP'nin "adalet ve demokrasi" mücadelesi, Türkiye ve Kürdistan'da ne kadar güçlü ve kitlesel demokratik destek bulursa, hükümetin saldırıları o kadar engellenebilir ve CHP o kadar kararlarının arkasında durabilir. Kısacası bu koşullarda, CHP'nin sokağa çıkma, sivil demokratik tepkiyi geliştirme karar ve yönelimlerini Kürt ulusal demokratik güçleri, sosyalist hareket desteklemelidir.

AKP hükümeti HDP'nin kolunu kanadını kırdıktan sonra ana muhalefet partisi (ki rejimin kurucu partisi) CHP'nin muhalif cılız sesini de susturmak istiyor. AKP iktidarı, korktuğu için korku pompalıyor! Temel hak ve özgürlükleri ağır baskı altına alarak ayakta kalmak istiyor ama korkunun acele faydası yok! Ekonomik krizle yangın yerine dönen mutfak ve pazardaki tepkiler, temel hak ve özgürlüklerin savunulması temelindeki hareket ile birleşirse AKP iktidarını sürdüremez! 14.06.2017

canbekyekbun@hotmail.com

 

RSS Feed

rojnameyanewroz.net

IFTTT
Blogger tarafından desteklenmektedir.