BİR MİLYON ADIM VE ÜÇ MİLYON YURTTAŞ!

Bugün 10 Temmuz 2017 yani Sayın Kılıçdaroğlu'nun deyimi ile tarihi bir günün ertesi. 15 Haziran günü bir kaç arkadaşıyla Hak-Hukuk-Adalet diye yola çıkan Kılıçdaroğlu 8 Temmuz günü 467 km'lik yolu kat ederek İstanbul Kartal Dragos semtine kadar gelerek orada kamp kurdu.

Mehmet Demirok / Yazarın diğer yazıları için tıklayınız


Orada bir gecelik bir istirahattan sonra milyonların akmasını beklediği Maltepe meydanına inip finali yapması gerekiyordu. İktidar bu yürüyüşü içine sindiremiyordu ve de sindiremedi.
Çünkü muktedire göre Hak-Hukuk-Adalet sokakta aranmazdı. Ama darbelerin rövanşları "Demokrasi" nöbetleri askerlerin linç kampanyaları sokakta karşılanabilirdi. Yani demokrasi dedikleri muktedir için başka bir şey, muhalefet için daha değişik bir şeydi.

Kılıçdaroğlu ne için yürüdü? Sorusunun iki yanıtı olabilir.
1- Kılıçdaroğlu ve yol arkadaşlarının dediği Hak-Hukuk-Adalet isteminden kaynaklı olarak.
2 – Bizlerin yani Sol Sosyalist vs. gibilerin bakış açısıyla bakarsak TC. devletinin içerisinde bulunduğu ekonomik sosyal siyasal tıkanıklığın aşılması için başvurulan bir yol olarak. Yani ister birinci ister ikinci şık doğru olsun bu yürüyüş ve mitingin desteklenmesi gerektiğini düşünen milyonlar akın akın meydanlara aktı. Ayıptır söylemesi İst. Büyük Şehir belediyesinin sonsuz olanakları yoktu.
Ekmek arası döner yoktu. Otobüsler, trenler, metrobüsler, vapurlar, deniz otobüsleri milyonların emrine verilmediği gibi bir de alttan alttan meydanın dolu olduğu gidilmemesi gerektiği türünden söylentiler yayıldığı gibi CHP'liler insanları alana taşıyacak araçları da ayarlayamadılar. Yani insanlar kendi olanaklarıyla miting alanına ulaşmaya çalıştılar. Kimi toplu ulaşım araçlarıyla kimileri de bizim gibi bir ticari taksiye binerek Maltepe sahile varabildi.
İBB'nin 1 Mayıslarda yaptığı gibi toplu ulaşımı durdurmaması da büyük bir nimetti doğrusu.
Genellikle oy oranı %10 geçmeyen değerli solcu Sosyalist Komünist kardeşlerimizin en iyi becerdikleri şey ayakları yere basmayan derin analizler insana dilini ısırtan ideolojik siyasî saptamalar iki kişi bir araya gelince yapılan ayaküstü devrimler ya da iki kişinin kurduğu her örgütün bir kaç gün sonra yeni bir siyasi organizasyon doğurması. Sol bereketli, sol üretken, sol eleştirel bakış açısına sahip emme Sol işte.
Eleştirmek en kolay şey, mesela oturur birbirimizin başarısızlıklarını zaaflarını hatalarını hatta özel yaşamındaki tutarsızlıklarını da eleştirir birbirimizi ekarte ederiz. Fakat bir türlü ete kemiğe bürünmesini beceremeyiz.
Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde sol kendi içindeki kavgayı esas alarak siyasî arenada kullanmaz. Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde solcular iktidara karşı mücadele etmek dururken muhalefetin gırtlağına sarılmaz. Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde solcular dikta rejimleriyle dans etmezler. Ederlerse de bunun ceremesini öderler. Tıpkı biz de olduğu gibi!!
Bir kaç gün önce yazdığım haydi elele yürek yüreğe mitinge yazımda kısaca bütün dünyada ve ülkemizde yaşanan siyasi ya da askeri yürüyüşleri kazandırdıkları ve kaybettirdiklerini de belirtmiştim. Bizlerin anlayamadığı ya da anlamak istemediği bir şey var.
Sistem kendi açmazlarını çıkmazlarını gidermek için bazen "Sosyal Demokrat"ları bazen "Sosyalistleri" gerektiğinde de şeriatçı ve hatta nasyonal sosyalistleri yani faşizmi kullanır tıpkı Almanya ve İtalya'da olduğu gibi.
Bizim bilmemiz gereken bir şey var o da şudur. Nefes almamız için gerekli tek şey nefes almak için oluşturulması gereken şartların yaratılması ve olgunlaşması.
Hatırlamakta fayda vardır Sol altın çağını 1973'ten başlayıp 1980'e kadarki süreçte yaşamıştır. Neden derseniz bu süreç "Sosyal Demokrat"ların iktidarda ve muhalefette var oldukları dönemlerdir.
Siz hiçbir AKP iktidarı döneminde bir Nurettin Sözen bir Vedat Dalokay bir Ahmet İsfan ya da İzmir'in bilmem hangi ilçesinde ki Osman Güven gibi bir Belediye başkanı gördünüz mü?
Madımak'ta 33 aydını yakanların avukatlarının tümü ya belediye başkanı ya da milletvekili ve Şevket Kazan gibi bakan olmadılar mı?
Yani diyeceğim şu ki bir ülkede seçmenin %70'i tutucu milliyetçi dindar ve sağ bir bakış açısına sahipse ağzınızla değil poponuzla kuş yakalasanız bile iktidar olamazsınız. Gelin burjuvazinin ve uluslararası sermayenin sistem tıkanıklıklarını gidermek için kullandığı argümanları doğru değerlendirip nefes alacağımız hava delikleri açalım.
Ya da hep birlikte boğulalım.
Hani sol sosyalist ve komünist olmak somut şartların somut tahlili idi…
Ya yeni bir çıkış yolu EXIT!
YA YENİ BİR ÇIKIŞSIZLIK!

 

RSS Feed

rojnameyanewroz.net

IFTTT
Blogger tarafından desteklenmektedir.