Hasan Cemal'in "Akar Paşa, Gül'ü ziyaret etti, sıra Akşener'e gelebilir mi?" başlıklı yazısı şöyle; Atatürk'ün ölümü üzerine yeni cumhurbaşkanı seçilecek. Ordu Komutanı Fahretttin Altay, "Birinci Ordu'da kolordu ve tümen komutanlarıyla bir toplantı yaptık ve ve İsmet İnönü üzerinde karara vardık" der. 27 Mayıs darbesi sonrasında Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Adalet Partisi, anayasa profesörü Ali Fuat Başgil'i aday göstermeye hazırlanıyor ama asker karşı. Bazı paşalar, Ali Fuat Başgil'i Başbakanlığa çağırır ve "Orduda yeni bir cunta kurulmuştur, size cuntadan aldığımız emri tebliğ ediyoruz" diyerek anayasa profesörünü adaylıktan vazgeçirirler. 12 Mart darbesi sonrasında Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Genelkurmay Başkanı Gürler Paşa Çankaya'yı istiyor. Hava Kuvvetleri Komutanı Batur Paşa jetlerini Çankaya Köşkü üzerinde uçuruyor. Ama iki sivil lider Demirel'le Ecevit, büyük paşaların oyununu bozup Moskova Büyükelçisi Fahri Korutürk Paşa'yı cumhurbaşkanı seçiyor. Başbakanlık Konutu. Başbakan Çiller'in önemli bir ziyaretçisi vardır: Genelkurmay Başkanı Karadayı Paşa. Genelkurmay Başkanı, Çiller'i ziyarete sivil araba ve sivil kıyafetle gizlice gelmiştir. Erbakan'ın koalisyon ortağı olmasına ordunun karşı olduğunu söyler, gider. Asker, Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı olmasına karşıdır. Zamanın Genelkurmay Başkanı Büyükanıt Paşa gece yarısı bir muhtıra yazar ve 27 Nisan Muhtırası Genelkurmay sitesinde yayınlanır. Ama Erdoğan-Gül ikilisi sağlam durunca, Gül'e Çankaya yolu açılır. (*) Yine yaşamaya devam ediyoruz. Yine bir Genelkurmay Başkanı, Hulusi Akar Paşa, bir gece vakti, sivil giysileriyle Abdullah Gül'ü gizlice ziyaret etti ve anlaşılan o ki, Gül'ün Cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçmesini istedi Erdoğan adına politika kulisine girdi ve siyasete derin bir müdahalede bulundu Akar Paşa... Devlet memuru olarak suç işledi. Eskiden askeri vesayet vardı Bugün de sivil vesayet, daha doğru deyişle, Erdoğan'ın sivil darbesi var. Eskiden sivil paşalar vardı, askerin emrinde.. Bugün de asker paşalar var, Erdoğan'ın emrinde... Evet, bu memlekette geçmiş geçmiş olamıyor, tarih de tarih... Olamadığı için de tarih paçalarımızdan çekmeye devam ediyor Bazı sorunlarımız var, bir türlü çözemiyoruz. "Asker sorunu"nu çözseydik, Akar Paşa'nın gizli Gül ziyaretini yaşamazdık. Ya da Türkiye din ve laiklik sorununu demokrasi içinde yerli yerine oturtabilseydi, bugün Erdoğan darbesi yaşanmıyor olurdu. Kılıçdaroğlu, Akar Paşa'nın Gül ziyareti için "28 Şubat'tan daha ağır, daha beter bir vesayet" derken haklı. Sorunları biriktiriyoruz, zaman da intikamını alıyor. Erdoğan'ın gözü fena hâlde kara. Gizli bir "paşa ziyareti" de Meral Akşener'e olmasın?.. Akar Paşa, Gül'ü ziyaret etti, şimdi sıra Akşener'e gelebilir mi?. Muhalefet sağlam durmalı! * 2010 yılında çıkan Türkiye'nin Asker Sorunu isimli kitabımda bunların renkli hikayeleri okunabilir.
| | halkinbirligigncelhaber | | |
Leave a Comment